2025 yılı gotik sinema açısından oldukça semereli bir yıl oldu. Geçtiğimiz günlerde Guillermo del Toro'nun yeni filmi Frankenstein'ın gösterime girmesiyle, Nosferatu ve Drakula ile birlikte bu yılın üçüncü gotik filmi de gelmiş bulunuyor. Ne yazık ki gotik edebiyat yalnızca bu iki eserden ibaretmişçesine yıllardır sürekli Drakula ve Frankenstein filmleri çekiliyor. Bu durum bir noktadan sonra gotik edebiyat hayranlarını bile sıkan bir hal alıyor, öyle ki ben bu yıl çıkan son Drakula filmini izlemeye tenezzül etmedim bile. Bir de 2020 yılında dizisi çıkmıştı yanılmıyorsam, onu da hiç merak etmemiştim çünkü aynı şeylerin ısıtılıp ısıtılıp önümüze konması artık gerçekten rahatsız edici.
10 Kasım 2025 Pazartesi
21 Ağustos 2025 Perşembe
Gotik-Rock / Darkwave Şarkılar Hakkında Kişisel Yorumlarım
Başlıktan da anlaşıldığı üzere bir takım şarkıları yalnızca kendi zevkime göre yorumlayacağım. Gotik-Rock demiş olsam da bazı şarkılar aynı zamanda birden fazla türe dahil olabilir çünkü müzik türleri öyle keskin çizgilerle ayrılmış değildir takdir edersiniz ki. İkinci olarak şunu da belirteyim, yaptığım listede bazı şarkılar olmayabilir ki bu çok doğal zira elbette gelmiş geçmiş bütün goth şarkılar üzerine yazamam. Bu ön açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim çünkü bazen çok tuhaf tepkilerle karşılaşıyorum.
14 Temmuz 2025 Pazartesi
The Cask of Amontillado - Edgar Allan Poe
29 Haziran 2025 Pazar
Kwaidan (1964) - Masaki Kobayashi
10 Şubat 2025 Pazartesi
Nosferatu - 2024
16 Kasım 2024 Cumartesi
Demons (修羅 1971) - Toshio Matsumoto
Uzak Doğu sinemasına uzanacağımız bu yazımın konusu oldukça kanlı bir intikam hikayesi olan Demons filmi. 1971 yılında Toshio Matsumoto tarafından yönetilen ve siyah beyaz olarak çekilen bu film, aşık olduğu geyşa Koman ile kayıkçı kocası Sangoro tarafından oyuna getirilip ihanete uğramış bir ronin (efendisiz samuray) olan Gengobe'nin acımasız ve vahşetli intikamını konu ediniyor.
15 Kasım 2024 Cuma
Gotik Edebiyatın Başlangıcı, Otranto Şatosu- Horace Walpole
Gotik edebiyat yazılarımıza, tarihe "ilk gotik eser" olarak geçen Otranto Şatosu ile devam ediyoruz.
Evvela şunu belirtmekte fayda var ki, bu kitap aslında korkutmak gayesiyle kaleme alınmış değil, bilakis güldürmek niyetiyle yazılmış fakat bazı okuyucular tarafından ciddi algılanarak gotik edebiyatın öncüsü olma etiketi üzerine yapışmış bir eserdir. Kitabı samimane bir niyetle okuyan bir kısım insanı korkudan buz kesmiş, bir kesimi ise amacına ulaşarak kahkahalara boğmuş ilginç bir novella Otranto Şatosu.



