31 Aralık 2025 Çarşamba
Noel Gecesi Kabusu
10 Aralık 2025 Çarşamba
Drakula Üzerine Küllî Bir İnceleme
10 Kasım 2025 Pazartesi
Frankenstein - 2025
2025 yılı gotik sinema açısından oldukça semereli bir yıl oldu. Geçtiğimiz günlerde Guillermo del Toro'nun yeni filmi Frankenstein'ın gösterime girmesiyle, Nosferatu ve Drakula ile birlikte bu yılın üçüncü gotik filmi de gelmiş bulunuyor. Ne yazık ki gotik edebiyat yalnızca bu iki eserden ibaretmişçesine yıllardır sürekli Drakula ve Frankenstein filmleri çekiliyor. Bu durum bir noktadan sonra gotik edebiyat hayranlarını bile sıkan bir hal alıyor, öyle ki ben bu yıl çıkan son Drakula filmini izlemeye tenezzül etmedim bile. Bir de 2020 yılında dizisi çıkmıştı yanılmıyorsam, onu da hiç merak etmemiştim çünkü aynı şeylerin ısıtılıp ısıtılıp önümüze konması artık gerçekten rahatsız edici.
21 Ağustos 2025 Perşembe
Gotik-Rock / Darkwave Şarkılar Hakkında Kişisel Yorumlarım
Başlıktan da anlaşıldığı üzere bir takım şarkıları yalnızca kendi zevkime göre yorumlayacağım. Gotik-Rock demiş olsam da bazı şarkılar aynı zamanda birden fazla türe dahil olabilir çünkü müzik türleri öyle keskin çizgilerle ayrılmış değildir takdir edersiniz ki. İkinci olarak şunu da belirteyim, yaptığım listede bazı şarkılar olmayabilir ki bu çok doğal zira elbette gelmiş geçmiş bütün goth şarkılar üzerine yazamam. Bu ön açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim çünkü bazen çok tuhaf tepkilerle karşılaşıyorum.
14 Temmuz 2025 Pazartesi
The Cask of Amontillado - Edgar Allan Poe
29 Haziran 2025 Pazar
Kwaidan (1964) - Masaki Kobayashi
10 Şubat 2025 Pazartesi
Nosferatu - 2024
16 Kasım 2024 Cumartesi
Demons (修羅 1971) - Toshio Matsumoto
Uzak Doğu sinemasına uzanacağımız bu yazımın konusu oldukça kanlı bir intikam hikayesi olan Demons filmi. 1971 yılında Toshio Matsumoto tarafından yönetilen ve siyah beyaz olarak çekilen bu film, aşık olduğu geyşa Koman ile kayıkçı kocası Sangoro tarafından oyuna getirilip ihanete uğramış bir ronin (efendisiz samuray) olan Gengobe'nin acımasız ve vahşetli intikamını konu ediniyor.
15 Kasım 2024 Cuma
Gotik Edebiyatın Başlangıcı, Otranto Şatosu- Horace Walpole
Gotik edebiyat yazılarımıza, tarihe "ilk gotik eser" olarak geçen Otranto Şatosu ile devam ediyoruz.
Evvela şunu belirtmekte fayda var ki, bu kitap aslında korkutmak gayesiyle kaleme alınmış değil, bilakis güldürmek niyetiyle yazılmış fakat bazı okuyucular tarafından ciddi algılanarak gotik edebiyatın öncüsü olma etiketi üzerine yapışmış bir eserdir. Kitabı samimane bir niyetle okuyan bir kısım insanı korkudan buz kesmiş, bir kesimi ise amacına ulaşarak kahkahalara boğmuş ilginç bir novella Otranto Şatosu.
7 Ekim 2024 Pazartesi
The Italian- Ann Radcliffe
Yıl 1796; bir tarafta Matthew Lewis'in henüz 19 yaşındayken yazdığı The Monk'u, diğer tarafta Ann Radcliffe'in ustalık eseri The Italian'ı. Bu romandan söz edebilmek için, bunlardan birinin diğerinin müsebbibi olması hasebiyle, yolumuz The Monk'tan geçmek durumunda. Bu girift meseleyi ele almaya ise; zamanda "biraz" geriye, on sekizinci yüzyıl sonlarına giderek The Monk'un yazıldığı dönemde nasıl ses getirdiğini ve nasıl sansasyonel bir tesiri olduğunu görmekle başlayacağız.
26 Eylül 2024 Perşembe
Dr. Jekyll ve Bay Hyde'ın Tuhaf Hikâyesi
2 Eylül 2024 Pazartesi
The Raven - Kuzgun
"While other kids read books like 'Go Jane, Go' Vincent's favorite author is Edgar Allan Poe."
Yaşım 17 civarındayken Kuzgun şiirini -ve dolayısıyla Edgar Allan Poe'yu- ilk keşfettiğim zaman ruhumun derinliklerinde gayet derecede latif ve bir o kadar da şedid bir his uyanmıştı. Adını koyamadığım bu duyguya bir zaman sonra "gotik his" diyecektim zira ne tam olarak melankoli, ne tam bir hüzün ne de tam bir huzur idi. Hepsinden müteşekkil bir tarzda, tuhaf ama asla içinden çıkmak istemediğim bir halet-i ruhiye. İşte Kuzgun'un kalbimde uyandırdıkları bunlardı. Ben de bu yazımda Kuzgun hakkında dilim döndüğünce iki kelam etme niyetindeyim.
29 Haziran 2023 Perşembe
Feryadımı duyuyor musun, Marian?
12 Ocak 2023 Perşembe
Koyaanisqatsi
Doğanın dinginliğinin verdiği huzurdan sosyal hayatın keşmekeşine ve boğuculuğuna yavaşça geçen görsellerle ve o görsellerle uyumlu müziklerle harmanlanan güzel bir yapım. Philip Glass'ın müthiş müzikleri eşliğinde, ekranda akıp giden imgelere dalıp yaklaşık bir buçuk saat sıkılmadan düşüncelerinizin engin denizinde sürükleniyorsunuz. Ve sinemanın anlatım gücünün doğru kullanıldığında ne kadar kuvvetli olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.
14 Ocak 2022 Cuma
Toccata and Fugue Neden Tüyler Ürpertir?
Muhtemelen hepimizin bir yerde denk geldiği zaman bu müziğin, J.S. Bach'ın en ünlü eserlerinden biri olan Toccata and Fugue'un, neden korku filmleriyle; bilhassa Drakula gibi gotik ögelerle birlikte anıldığına veya neden bu spesifik sesin bizi ürpettiğine dair bir soru aklımızı kurcalamıştır. Bu yazımda bu sorulara kendimce cevaplar arayacağım.
Asıl sorulara geçmeden önce kısaca Bach'tan ve Toccata ve Fugue'un anlamından bahsetmek istiyorum.
25 Aralık 2021 Cumartesi
The Monk - Matthew Gregory Lewis
15 Ekim 2021 Cuma
Danse Macabre
Danse Macabre, yani "Ölüm Dansı" sanatın her alanına nüfuz etmiş bir akımdır. Bir çok sanatsal tabloda, klasik bestelerin isimlerinde, hatta sinemanın erken dönemlerindeki siyah beyaz çizgi filmlerde bile ölüm dansı temasına şahitlik etmişsinizdir. Mezarından kalkan iskeletler, ellerinde müzik aletleri -genelde keman- eşliğinde henüz hayatta olan insanları tesiri altına alıp dans ettirirler.
28 Eylül 2021 Salı
Dorian Gray'in Portresi - Oscar Wilde
Eşsiz güzelliğe sahip masum bir genç olan Dorian Gray'in trajik hikayesini konu alıyor bu eser. Hayatta yaptığımız her eylemin bir bedeli olduğunu vurguluyor ve Dorian Gray de bunu ağır bir şekilde öderken dahil oluyoruz onun hayretengiz öyküsüne.
10 Ağustos 2021 Salı
Nosferatu – Eine Symphonie des Grauens, 1922
Alman dışavurumcu sinemasının önemli örneklerinden biri olan Nosferatu - Bir Dehşet Senfonisi, erken dönem korku sinemasının ses getiren klasiklerinden olup, yönetmeni F.W. Murnau'dur. Filmin konusu için Bram Stoker'ın Drakula'sından esinlenilmiştir fakat telif hakkı alınmadığı için bazı isim değişiklikleri yapılmıştır, örneğin;
24 Temmuz 2021 Cumartesi
Yürek Burgusu - Henry James
Dış dünyadan izole bir konakta yetim ve öksüz iki küçük çocuğa mürebbiyelik yapmaya giden genç bir kadının olağanüstü (ya da sadece bir sanrıdan ibaret olan) hikayesini anlatır Yürek Burgusu. Eserin müellifi Henry James, 1843'te Amerika'da dünyaya gelir ancak hayatının çoğunu Avrupa'da geçirmiştir. Yürek Burgusu'nu kaleme aldığında takvimler 1898 yılını göstermekteydi. O döneme göre çarpıcı olduğunu düşündüğüm bu novellayı günümüz gözüyle okumanın yanlış olacağı kanaatindeyim. Bu okuduğum her kitap, izlediğim her film için geçerli.









.jpg)
